biraz tuz, biraz karabiber

her şeyden biraz..

şarkıların krallarından seçmeler1

Selami Şahin’den şarkı paylaşmasak olmazdı :) biraz damar..

ALIŞMAK SEVMEKTEN DAHA ZOR GELİYOR..

arşivimden(en sevdiklerimden)

Dün “canım” olan yarın “düşmanım” olmaz benim

Yaşananların hatırı hep saklı kalır

Hatırları sorulur, selamları hep alınır

“Sildiklerim” vardır bir de!

Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır

Adları anılmaz hatırları sorulmaz sadece beddualarımdır..

Vicdanla birlikte “ŞEREF” ararım ben sevdiklerimde

Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim

Zaman gelir “şerefsizleri” de severim..

Her yerde gözüm kulağım vardır benim

“Eksik söylemek yalan söylemek değildir!” mantığındaki Beni değil kendini kandırır yalnızca..

Bilmezden gelişlerim aptala yatışlarım

Kaybetme korkumdan değil

Karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan merakımdandır..

“inkar” olmaz benim hayatımda

Yaşananı “yaşanmamış” saymam

Sayanları da saymam…

Kelimelere sığmaz Sayfalar sürer beni anlatmak

Ama ne kadar anlatılırsa anlatılsın

Yaşayan bilir beni yaşamayan anlamaz..

Ağırdır sevmelerim her “yürek” taşıyamaz

Büyüktür umutlarım her “omuz” kaldıramaz…

 

Nazım Hikmet Ran

Can Yücel’i bir de benden dinleyin

Can Yücel benim için çok özel, tüm şairlerden farklı bi şair. Can yücel bana şiir sevdiren şair. Her Şey Sende Gizli şiirindeki “bir gün yalan söyleyeceksen eğer, bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın” mısraları ile yalana ne kadar farklı bi açıdan baktığını gördüm. Bize yalanı hep kötü diye anlattılar ve bu farklı bakış açısı beni derinden etkilemişti. Sonra şiirin tamamını dikkatle okudum her mısrası diğer okuduğum şiirlerden çok farklıydı. Kendi isteğimle ezberlediğim ilk şiir bu olmuştu. Sonrasında anladım şiiri daha sonra eğer şiiri.. Ben nerede yaşıyor muşum dedirten şiirler oldu bana. Bunlardan nasıl haberdar olmadım şimdiye kadar dedim…Sonra ilk kitaplarım Yazma ve Rengahenk olmuştu. Çok sevdiğim bir dostum hediye etmişti benim Can Yücel hayranlığımı görünce..Daha sonra araştırınca hayatı da bi o kadar özel geldi bana. 7 yıl boyunca Milli Eğitim Bakanlığı yapan Hasan Ali Yücel’in oğluydu Can Yücel ve yakın dostu liseden sınıf arkadaşı Gazi Yaşargil ile burslu yurt dışı eğitimini kazandığı halde babası ” Bakan, kendi oğluna torpil yaptı derler” diyerek karşı çıktı ve Can Yücel gidemedi. (iyi ki gidememiş ülke böyle bir şair kazandı (: ) Tarzı ile duruşu ile şiire farklı bir boyut getiren Can Yücel 12 Ağustos 1999 yılında vefat etti..

 

HER ŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin…

 

Hayatını merak edenler buradan okuyabilir

Ramazan Bayramı

Ramazan Bayramı  ya da halk ağızındaki adıyla Şeker Bayramı, İslam aleminde, oruç tutma ayı olan Ramazan’ın ardından üç gün boyunca kutlanan dini bir bayramdır. Hicri takvime göre onuncu ay olan Şevval ayının ilk üç gününde kutlanır. Bayramdan bir önceki gün, Ramazan ayının son günü olan arifedir.

Hicri takvim bir ay takvimi olduğu için yıllar güneş temelli miladi takvimden11-12 gün kısadır. Bu nedenle Ramazan Bayramı her sene bir önceki seneden 11-12 gün daha erken kutlanır. Yaklaşık olarak her 33 senede bir Ramazan Bayramı aynı günlere tekabül eder.

Ramazan Bayramı: Bayram Ramazan ayının sonunda kutlandığı için bu isimle anılır. Ramazan kelimesi Arapça bir sözcük olan ramaḍ  (‘kuru sıcak’) kökünden gelir. Bunun nedeni muhtemelen Ramazan orucu ibadeti ilk uygulanmaya başlandığında yaz aylarına tekabül ediyor olmasıdır.

Şeker Bayramı: Bayramın Osmanlı dönemindeki adı olan “Iyd-ı Fıtır” isminden Türkçeleştirilmişidir. Iyd bayram demektir. Fıtır ise fıtır sadakası ya da Fitre olarak bilinen oruç tutamayacak durumdaki Müslümanların verdiği sadakadır. Şükür sadakası olarakta bilinir. İşte bu şükür kelimesi zamanla şeker’e dönüşmüştür.

Tarihçesi:

Ramazan Bayramı, Hicret’in ikinci yılından sonra kutlanmaya başlandı. Bu bayramda yapılması gereken tüm törenler ve ibadetler Muhammed(s.a.s) tarafından düzenlendi. İlk ramazan bayramıyla ilgili işlemler de onun tarafından yapıldı.

Bayram kutlaması:

Ramazan Bayramı, Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılınan orucun da sonunu ifade eder. Ramazan Bayramı’ nın ilk günü aynı zamanda Şevval ayının birinci günüdür ve bu günde oruç tutulmaz.

Ramazan Bayram’ nın ilk gününde camilerde bayram namazı kılınır. Bayram namazını yalnız erkekler kılar. Bayram namazından sonra ise hutbe okunur. Bayram boyunca Müslümanlar eş, dost, akraba ziyaretleriyle birbirlerinin bayramını kutlarlar. Bu ziyaretler esnasında genellikle kolonya,  tatlı ve şekerlemeler ikram edilir.

Bayramda bakımlı ve temiz olmak adettendir. Herkes en yeni kıyafetlerini giymeye çalışır. Ramazan bayramında çocuklara ailelerin bütçesi elverdiğince yeni kıyafetler alınır. Bazı büyükler ellerini öpen çocuklara hediye veya harçlık verirler. Çocuklar ufak gruplar halinde kapı kapı dolaşarak şekerleme toplarlar.

Müslümanlar zekat görevini bu bayramda yerine getirirler

 

Herkese Hayırlı Bayramlar..

can sıkıntısı

Bazen canın öyle bir sıkılır ki hiç bir şey yapasın gelmez. Bu konuyla ilgili çok yazı okudum. Ancak hepsi de hemen hemen aynı şeyi söylüyor. Mutfakta zaman geçirin, yürüyüş yapın, kitap okuyun, fotoğraf çekin, resim yapın, müzik dinleyin vs. Bence bunları yapmak istemeyince insanın canı sıkılıyordur zaten. Örneğin ben mutlu olduğum zaman resim yaparım ve ortaya çıkana baktıkça mutlu olurum. Mutsuzken nasıl bi şey ortaya koyabilirsin ki.. Düşüncelerin ortaya çıkardığın eserini etkilemez mi? Örneğin canı sıkkın olan fotoğrafçı o an çiçeği böceği değil yerlerdeki çöpü görür. Testere filmini izlemedim ancak müziğini  bile dinlerken çok etkileniyorum. İzlesem sahneden çağrışım yapıyor diyeceğim. Charlie Clouser filmin konusunu düşünerek  bestelemiş ki böyle etkiliyor. Adını hatırlayamıyorum şimdi madde bağımlılarını düşünerek yapılmış bir beste vardı 2 yıl evvel her dinlediğimde için sıkılırdı sonradan öğrenmiştim ve öğrenir öğrenmez sildim şarkıyı telefonumdan. 

Yani canın sıkılıyorsa bu düşünceni etkiler. Yaptığın yemek, çektiğin fotoğraf, okuduğun kitap fayda değil.. Bence canınız sıkıldığı zaman uyuyun.. Can sıkıntısı zamanla geçer, zamanın hissedilmeden geçmesi ise uyumayla olur ;)

Başbakan soruları yanıtladı..

Dün a haber de Mehmet Barlas’ın sorularını yanıtlayan Başbakan ve Cumhurbaşkan adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarında Cumhurbaşkanlığı seçimleri, cemaatle ters düşmeleri, erken seçim, bedelli askerlik, ve Ak Parti ile ilgili bir çok soru mevcuttu. Genel hatlarıyla konuşmayı aktaralım:

 

-Erken seçim olacak mı? sorusuna Başbakan:

“Erken seçim niye gündeme gelsin ben onu merak ediyorum. Bu tür  erken seçim anlayışı ülkeyi zarara sokar” şeklinde yanıt verdi. Bir yılda yerel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçiminde sonra bütçenin de toparlanması gerektiğini, bir yılda iki seçim olduğunu, 2015 Haziran ayında da genel seçimlerin olacağını belirtti.

 

-Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığını bekliyor muydunuz istihbarat gelmemiş miydi? sorusuna Başbakan:

Çok şaşırdığını, başka bi istihbarat aldıklarını ve Ekmeleddin İhsanoğlu’nun babasının zamanında Chp zulmünden Kahire’ye kaçtığı için hiç beklemediklerini şöyle dile getirdi: “Beklemiyordum. Açıklandıktan sonra mutlu oldum. Şaşırdım. Başka bir tür istihbarat gelmişti ama bu şekilde değil. Onların adayı olabilmesini düşünmem mümkün değil. Şundan dolayı babası CHP zulmünden Kahire’ye gönderilmiş bir insandı, kaçarak gitti. Bunu bilen birisi olarak düşünmemiz mümkün değildi” Mehmet Barlas’ın Ekmeleddin ismini doğru telaffuz edememesini de ismini söyleyemiyorsunuz diye Başbakan espri yaptı.

 

-Ordumuzu eleştiren  profesyonel olması gerektiğini sayının öneminin olmadığını dile getirirken, Başbakan olarak Marmaray dediniz oldu, deniz altında geçilecek dediniz geçildi, yollar dediniz yapıldı cumhurbaşkanı seçilirseniz buna da bi düzenleme getirseniz  diyen Mehmet Barlas’a  Mehmet Barlas’a Başbakan şöyle cevap verdi:

“Bu konuyla ilgili olarak gerekli çalışmaları yaptırırız. Zaman zaman bunu Genelkurmay Başkanımızla görüştüğümüz de oldu. Bizim ordumuz yarı profesyonel durumunda. Bugün asker sayımız jandarmayı da kattığımızda rakam ciddi boyutlarda. Yapılması gereken tam profesyonel orduya gittiğimizde ne kadar asker gerek bunların tespiti gerekir. 300-400 bin mi zaten bu rakamlar var. Bunun adımını kesinleştirip atmak lazım. Türkiye böyle bir adımı attığında, profesyonel orduyla bu iş çok daha farklı bir yere gelir. Fakat bir şeyi kaybederiz. Askerliğin gençliğimize kazandırdığı disipline etmek belli bir ahlakı verebilmek gibi şeyler var. Zaten askerlik süresi bir yıla düşüyor.”

 

-Cemaatle neden ter düştünüz? sorusuna Başbakan cevabı:

“Cemaatle yollarımızın ayrılmasının nedeni dershanelerdir. Öyle anlattıkları gibi 750 TL – 1000 TL gibi bir şey yok. Çok iyi para alırlar. 25 bin – 30 bin TL alan kursları vardır. Bunların dershaneleri gelecek yıl kapanacak. Bunların okullarından da çocuklarınızı alın. Oraya vereceğiniz parayı saklayıp çocuğunuzu yurt dışında okutabilirsiniz. Altyapı çalışmalarını yapıyoruz. Bu çalışmalardan sonra yurt dışına çocukları gönderme çok istisnai olacak. Bunlar lisans üstü olabilir.”

 

-Irak’ta alıkonan Türkler ile ilgili soruya Başbakan:

“Rehineler konusunda çok hassas gidiyoruz. Tahrik edemeyiz. Tahrik durumunda oradaki vatandaşlarımızın başına birşey gelirse bu çok sıkıntı doğurur. Bizim onlara dolaylı yollardan ilettiğimiz mesajlar var. Temennim sağ sağlim bu vatandaşları Türkiye’ye getirmekten yanayız.” şeklinde yanıt verdi.

 

-Partideki 3 dönem ile ilgili soruya Başbakan:

“Bilen de konuşuyor bilmeyen de konuşuyor. Ben insanın fıtratındaki nefisten korkuyorum. Biz gerektiğinde her şeyi konuşuruz. Bir ara dönem var. O ara dönem de 10 ay. Ara dönem için tahrik söz konusu olmamalıdır. Biz partiyi ben merkezli kurmadık. Biz merkezli kurduk. Biz kollektif akılla bu noktaya geldik. Biz istişaresiz attığımız adım yoktur. Biz 27 Nisan olayında saatlerce konuştuğumuz oldu. Hareket düşman olanlar bu tür adım atabilirler. Bizim hedefimizde öncelikle  cumhurbaşkanlığı seçimi var. Seçimden sonra da cumhurbaşkanı yine tek başına hareket etmez. Mutlaka istişarelerle hareket edecektir.”

 

-28 Ağustos’a kadar Başbakan mı kalacaksınız? sorusuna Başbakan:

“Son düzenlemelerde 28’ine kadar devam eder bu süreç. Mazbata meclis başkanlığına gönderilir. Yeminin yapıldığı gün mazbatayı alacaksınız.” yanıtını verdi.

 

-Yeni bir Başbakan atamanız gerekecek? sorusuna Başbakan:

“Kafamızda oluşturduğumuz alternatiflerden bir tanesini istişareleri de yapıp ataycağız. İlk turda seçilirsem parti genel başkanlığını o anda bırakmıyorsunuz. 45 gün içinde. O andan itibaren Başkanvekilimiz var vekaleten yürütecek. Mehmet Ali Şahin bey.” şeklinde yanıt verdi.

 

basbakan2

başbakan

Türkiye’nin beklenen israil kararı

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile diplomatik ilişkilerin düzeyini düşürme kararı aldıklarını açıkladı.

İsrail Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de İsrail temsilciliklerinin önünde düzenlenen protestoların ardından,elçilik ve konsolosluk personelleri ile ailelerinden, en kısa sürede Türkiye’yi terk etmelerini istediklerini bildirdi. http://www.ahaber.com.tr/Gundem/2014/07/18/israilden-turkiye-karari

genç beyin der…

genç beyin dergisini herkese tavsiye ediyorum. 11 yıllık başarılı ve ödüle doymuş kişisel gelişim dergisi. http://www.gencbeyin.org/

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.